NVIDIA ile birlikte günümüzün iki dev GPU (grafik işlemcisi) üreticilerinden biri olan ATI; her kullanıcının ihtiyacına yönelik birçok GPU üretmektedir. Giriş, orta ve üst seviye olarak bölümlendirilen kullanıcılar, ekran kartı tercih etmeden önce hangi ihtiyaca yönelik kullanacaklarını saptamalıdırlar. Açıklanacak olursa;
• Standart PC uygulamalarını kullanan, GPU gücü gerektiren grafik uygulamaları ve oyunlar ile ilgilenmeyen kullanıcılar giriş seviyesi,
• Standart PC uygulamalarının yanı sıra, GPU gücü gerektiren grafik uygulamaları ve oyunlar ile ilgilenen ve bu uygulamaları orta seviye görüntü kalitesi ve çözünürlükler ile gerçekleştirmek isteyen kullanıcılar orta seviye,
• Tamamı ile GPU gücü gerektiren grafik uygulamaları ve ekran kartını zorlayan üst seviye oyunlar ile ilgilenen, ayrıca ekran kartının standart frekans değerlerini yükseltecek (hız aşırtacak) olan kullanıcılar ise üst seviye kullanıcı olarak belirtilebilir. Ancak artık günümüzde, hız aşırtmayı kolaylaştıran anakart ve ekran kartı üreticilerinin ürünler ile birlikte sunduğu yazılımlar ve üçüncü parti edinebilinen yazılımlar ile her seviyeden kullanıcı kolayca hız aşırtabilmektedir.
Bu doğrultuda, tercihini ATI ekran kartlarından yana kullanacak olan giriş seviyesi kullanıcıların Radeon X ve Radeon HD 2000 serisi ekran kartları arasından tercih yapmaları yeterli olacaktır. Orta seviye kullanıcıların Radeon 3000 ve Radeon 4000 serisi, üst seviye kullanıcıların ise Radeon 4000 ve Radeon 5000 serisi ekran kartları arasından tercih yapmaları doğru olacaktır. Burada belirtilmesi gereken önemli bir nokta da Radeon 4000 serisi ekran kartlarının, orta ve üst seviye kullanıcıların kullanabileceği ortak bir GPU serisi olduğudur. Ve yine her GPU serisi kendi içerisinde giriş, orta ve üst seviye GPU modelleri içermektedir.
Bu aşama sonrasında dikkat edilmesi gereken diğer bir konu, ekran kartı ve anakart uyumluluğudur. Ekran kartları AGP ve PCI Express olmak üzere iki tür bağlantı arayüzüne sahiptir ve bu arayüzler fiziksel olarak birbirlerinden tamamen farklıdır. Dolayısı ile AGP bir ekran kartı PCI Express yuvasına uyum göstermeceği gibi, PCI Express bir ekran kartı da AGP yuvasına uyum göstermeyecektir. Ancak, PCI Express standardı kendi içinde ikiye ayrıldığından dolayı kullanıcıların bu konuda aydınlatılması gerekmektedir:
• PCI Express x16 ve PCI Express 2.0 x16 bağlantı arayüzleri arasındaki fark aktarım hızlarıdır. PCI Express 2.0 x16 arayüzü PCI Express 2.0 standardını, PCI Express x16 arayüzü ise PCI Express 1.1 standardını kullanır.
• PCI Express 2.0 x16’da bant genişliği iki kat arttırılmıştır ve iki kat daha veri aktarımı hızlı aktarım gerçekleştirebilmektedir. Ekran kartının bu bant genişliğini kullanabilmesi için anakartın da PCI Express PCI Express 2.0 desteğini içermesi gerekir.
• PCI Express 2.0 x16 bir ekran kartı, PCI Express 2.0 desteği içermeyen bir anakart ile çalışabilecektir ancak, belirtilen iki kat bant genişliğini kullanamayacağı için ekran kartı PCI Express 1.1 standardında çalışacaktır ve aktarım hızı gerçek hızın yarısında düşecektir. Ancak, bu durum kullanıcının gözü ile anlayabileceği bir performans düşüklüğü yaratmamaktadır.
Kasa içerisinde kısıtlı alana sahip olan ya da slim (ince) kasa kullanıcılarının ise Low Profil ekran kartlarını tercih etmeleri daha uygun olacaktır. Çünkü, slim ya da donanımların ve bağlantı kablolarının yoğun olduğu bir kasa içerisinde, ekran kartının konumlandırılması alan yetersizliğinden dolayı kullanıcıya sıkıntı yaşatabilecek ve ekran kartının soğutulması zorlaşacaktır. Bu noktada, standart ekran kartlarının yaklaşık yarı genişliğinde olan Low Profile bir ekran kartı tercih etmek kullanıcıların yararına olabilecektir. Eğer kasa içerisinde fanlardan dolayı fazla gürültü mevcutsa ve fanlar soğutma işlemini yeterli derecede gerçekleştiriyorsa Low Profile ve fansız (pasif soğutuculu) bir ekran kartı seçmek, gürültü oranının artmasını önleyecektir. Ancak, kasa içerisindeki fanlar yetersizse ve ısının giderilmesi zorlaşıyorsa, kullanıcının mutlaka fanlı bir ekran kartı tercih etmesi gerekir. Aksi halde, ekran kartının GPU’su ısınacaktır ve doğru orantılı olarak grafik performansı da düşecektir.
Bir GPU’da bulunan en önemli özellik, GPU’nun komutları uyguladığı çekirdek saati hızı (core clock) hızıdır. Çekirdek saati yükseldikçe, grafik işlemleri üzerindeki başarı oranı artar. Çekirdek saati hızının, standart frekans değerinin üzerine çıkartılarak (overclock/hız aşırtma) GPU’nun performansı daha da arttırılabilir. Hız aşırtma işlemleri esnasında, ekran kartının ve anakartın yanında gelen ya da üçünçü parti programlar kullanılabilir.
Ekran kartının bellek kapasitesi de, kullanıcıların ihtiyaçları doğrultusunda belirlemesi gereken önemli bir özelliktir. Günümüzde ağırlıklı olarak 256MB, 512MB ve 1GB bellek kapasitesine sahip ekran kartları kullanılmaktadır. Gelişen teknoloji ve bellek tipleri ile kapasite miktarları 896MB, 1792MB ve 2GB olarak çeşitlendirilmiştir. Ancak gruplandırılacak olursa, giriş seviyesi kullanıcıların 256MB ve 512MB, üst seviye kullanıcıların ise 512MB, 896MB, 1GB ve üzeri kapasitelere sahip ekran kartlarını tercih etmeleri yararlarına olabilecektir. Çünkü bellek kapasitesi ekran kartının geçici depolama alanıdır ve grafik uygulamaları ve gelişmiş oyunlarda çözünürlük ve detayların arttırılabilmesi ile doğru orantılıdır. Çözünürlük ve detay arttıkça, bellekte tutulacak olan doku (texture) oranı ve grafik işlemcisi tarafından yapılan hesaplamalar artar. Özellikle 1680 x 1050 ve üzeri çözünürlüklere çıkılmak isteniyorsa, grafik performansında düşüş yaşanmaması için 1GB ve üzeri kapasiteli ekran kartları tercih edilmelidir.
Ancak bellek miktarı da tek başına yeterli bir etken değildir. Bunun yanında, bellek ve diğer aygıtlar arasındaki veri transferini sağlayan bellek arayüzünün miktarı ve bellek saati (memory clock) de önemlidir.Bellek arayüzünün ve bellek saatinin yüksek değerlere sahip olması, GPU ile iletişimi hızlandırarak, kartın genel performansına önemli ölçüde etki etmektedir.
Ufak bir noktanın daha açıklanması gerekirse, DDR (DDR2, DDR3) ve GDDR (GDDR2, GDDR3, GDDR4, GDDR5) ibareleri geçtiği için kullanıcılar ekran kartı belleği ve sistem belleğini bağdaştırmakta ve bu konuda muamma yaşamaktadırlar.
Sistem belleğini nitelendiren “DDR (Double Date Rate), anakartların desteklediği bellek standardını belirtir. DDR, DDR2 ve DDR3 olmak üzere üç standardı bulunan sistem belleği, anakartlarda DDR2 1333MHz, DDR2 800MHz, DDR2 667MHz, DDR3 1600MHz vb. gibi sistem belleğinin desteklediği maksimum ve minimum frekansları belirten değerler ile ifade edilirler.
Ekran kartlarında yer alan DDR ve GDDR (Graphic Double Data Rate) kavramı ise anakartlarda yer alan DDR2 kavramından tamamen farklıdır ve ekran kartının haricinde sistem üzerinde yer alan hiçbir donanım ile alakadar değildir. Sadece ekran kartı üzerindeki geçici depolama alanının (Örneğin; 1GB grafik belleğinin), sahip olduğu bellek tipini belirtir. Günümüz ekran kartlarında ağırlıklı olarak DDR2, DDR2, GDDR3 ve GDDR5 bellek tipleri kullanılmaktadır. GDDR3 ve GDDR5 bellek tiplerinin kullanıldığı ekran kartlarının tercih edilmesi, yüksek performanslı bir grafik deneyimi için üst seviye kullanıcıların yararına olacaktır.
Birden fazla ekran kartını bir arada çalıştırmak isteyen kullanıcıların ise ATI CrossFire teknolojisini içeren bir ekran kartı tercih etmeleri gerekmektedir. ATI Crossfire ve CrossFireX destekli bir ekran kartı almak, çoklu ekran kartı kullanımına olanak tanıyacağı gibi, grafik performansını da yüksek oranda arttıracaktır.
Dijital teknolojinin gelişmesi, kartın üzerinde bulunan portlarda da değişime yol açmıştır. Analog sinyallerin ekran kartı ve monitör arasında taşınmasını sağlayan D-Sub çıkışı yerini dijital-temelli DVI çıkışına bırakmaktadır.
Kısa bir zaman önce çok az ekran kartında mevcut olan HDMI çıkışı ise 2009’u ortalarından itibaren ekran kartlarında neredeyse bir standart haline gelmeye başlamıştır. Yerini DVI’a bırakan D-Sub portu gibi, yakın gelecekte DVI portu da yerini HDMI’a bırakacaktır. Bu noktada şu da belirtilmelidir ki, ekran kartı HDMI ve HDCP destekli olduğu sürece çevirici bir adaptör yardımıyla her zaman DVI’dan da HDMI çıkışı alınabilir.
Ayrıca, Radeon HD 5000 serisi ile yaygınlaşan Displayport arayüzü de artık günümüz ekran kartları üzerinde yer almaktadır. HDMI portundan iki kat daha hızlı transfer gerçekleştiren bu arayüzün, tazeleme hızı ve renk derinliği de daha yüksektir. DisplayPort ve HDMI, yakın bir gelecekte en yaygın kullanılan arayüzler olacaktır. Ekran kartı tercih ederken bu portlardan birine ya da her ikisine de sahip bir seçim yapmak, kullanıcının yararına olabilecektir.
En nihayetinde herhangi bir ekran kartı için sayılan bu performans unsurları maliyet artmasına da sebebiyet verir. Bu sebeple kullanıcıların ekran kartı satın alırken fiyat/performans kıyaslaması yapmaları ve ekran kartını hangi gereksinimler ile kullanacaklarını gözden geçirmeleri yararlarına olacaktır.